

"Big Dog" adıyla bilinen bu prototip Darpa tarafından geliştirilmiş, kara kuvvetleri ve marinlee yardımcı amaçlı bir logistik robotu. Aklınıza gelebilecek tüm kara koşullarında, kaymadan, düşmeden ağır koşullarda engel tanımadan yürüyen bu robot Amerikan ordusunun yeni gözdesi olacak gibi. Ne kadar da askerlere logistik destek için dizayn edildiği belirtilmiş olsada, diğer ofensif taaruz koşullarında, gerekli silah kuşatılmasıyla tam bir "terminatör" olma potansiyeli çok yüksek bir robot.
Birkaç kamera,sensörler,zırh ve silah sistemi ile bunu başarmaları çok zor olmasa gerek. Tıpkı UAV'ler yani uzaktan kotrollü uçan araçlar gibi bu robot'ta uzaktan kntrol edilerek savaş alanında rahatça kullanılabilir.



Birkaç U.S. marinleri düşman saldırısına karşı bir binanın arkasında siper almış. Askerlerden biri cebinden birkaç tane küçük uçan böceğe benzer mini robotlar çıkarıyor. Bu mini robotlar düşmanın olduğu bölgeye uçup düşmanın yerini tespit edip resimler yolluyor ve kaç kişi oldukları ve ne gibi silah gücüne sahip olduklarına karşı bilgi gönderiyor. Bununla da kalmıyor, düşmanın neler konuştuğunuda anında kayıt edip askerlere yolluyor. Nashua'daki BAE Systems INC. mühendisleri bu senaryo ya bakarak U.S. Ordusu Laboratuvar Araştırma Merkezi için bu minyatür robotları geliştirmeye başladı. Robotik Üreticis, böcek ve kuşlardan esinlenerek yapılacak bu mini robotları geliştirmek için $38 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı.
Buradaki potansiyel çok yüksek. Bu minik böcek ve kuş gibi görünen robotlar artık hiç kimsenin özelinin kalmıyacağı anlamına gelmektedir. Her deliğe girip, her koşulda görevini eksiksizce yerine getiren böcek sürüleri, ORİON'a istediği bütün istihbaratı anında verecektir.

Yine DARPA'nın geliştirdiği bu model, zırhlı, medium boyutlarda sürücüsüz bir tank robot. Yanlız en büyük özelliklerinden biride kendi kendini tamir edebilme özelliği. Tam anlamıyla kendisini nasıl tamir ettiği açık değil ama eğer böyle bir özelliği varsa, çok ölümcül bir silah oduğunu söyleyebiliriz. Bir diğer çarpıcı nokta da, bu aracın dizayn amacı ve üretim amacının belli olmaması. Çünkü bir kara savaşında kullanılabilecek verimli bir zırhlı araca benzemiyor. Kendi kendini tamir etme özelliği olsa bile, savaş uçakları tarafından kolayca imha edilebilir. Bu robotun konsepti daha çok toplulukları kontrol eden polis zırhlı araçlarına daha uygun görünüyor. Büyük ihtimalle planlanan global sıkı yönetim entegre aşamasında kullanabilecek insansız bir araç olabilir.
Mikroçipler için DNA yapısı
IBM gelecek nesil çiplerin yapısında vücudumuzun yapı taşları olan DNA'ları kullanmak istiyor.
Yapay DNA nano yapısı veya DNA Origami bu mini mikroçiplerin üretiminde ucuz altyapı sağlayacaktır.
Reuter ile bir röportajında IBM araştırma menejeri Spike Narayan "Bu işlemde yardımcı olması için kullanılan biyolojik moleküllerin ilk tanıtımı" dedi.
"Kısacası, bu bize aslında DNA gibi biyolojik yapıların,semi-iletken işlemlerde ucuz maliyette yapabileceğimiz yeniden üretken, devamlı tekrarlayan motifleri sunduğunu gösteriyor."
Bu verilere göre 10 yıl içinde üretime geçmesi planlanan bu mikroçipler inanılmaz derecede küçük olacaklarından, hayatımızın her alanına girmiş olacak. Bu mikroçipler şimdiden DARPA'nın ilgisini çekmiş bulunuyor ve büyük ihtimalle,negatif amaçlı askeri alanda kullanılması yakın zamanda kaçınılmaz olacak.
DARPA, Amerikan ordusu, hava kuvvetleri ve deniz kuvvetleri için bildiğimiz gibi çağımızın en son teknolojilerini askerlerine sunuyor. Bu mikroçiplerin daha da küçük boyutlarda imal edilmesi demek, ileriki zamanlarda, robotik sistemlerini daha gelişmiş düzeylere taşıyacak. Şu an bile sadece halka verilen yada kaçak dökümanlara göre DARPA'nın elindeki teknoloji her haliyle ORİON patentini taşıyor. Ki önümüzdeki yıllarda bu teknoloji daha da yol alacağı için DARPA'nın sunacağı ürünler dünya saadetini her haliyle tehdit ediyor.
Bu mikroçipler burda da belirtildiği gibi IBM tarafından geliştiriliyor. IBM firması, dünya savaşında Nazi'lere roket yönlendirme kompüt sistemlerinde ve daha birçok diğer işlemci sistemlerde teknolojik yardımda bulundu. Ve bugün, IBM, DARPA'nın kompüt sistemlerinde sağ kolu diyebiliriz. Bu mikroçipleri ileri bir zamanda insanlar üzerinde, global nufüs kontrolu için kullanmaları çok kolay ve bunu yapmak içinde 1980'lerden beri bir program içindeler. Bu çipler sayesinde toplu nufüsu ORİON kontrolü altına alıp total bir kölelik getirmeyi planlıyorlar. Çipler GPS programlı olabileceğinden, tıpkı Christopher Lambert'in 1993'te "FORTRESS" , yani "KALE" isimli filiminde gösterildiği gibi, tüm çiplendirilmiş köleleri rahatlıkla takip ve kontrol edebilecekler. Evet bu filimin arkasından tam 16 yıl geçti. O zamanlar bir hayaldi. Ama zaten filimler toplumları geleceğe hazırlamıyormu? Yıllar öncesinden, ORİON, toplumları filimler aracılığıyla programlamıyormu? İşte size gelecek. Bu sadece görüp duyabildiklerimiz. Ya göremeyip, duyamadıklarımız?
Teknolojik ilerlemeler hızla yol alıyor ve bu ilerlemelerin sonu yok. Beraberinde global bir kıyameti getireceği teorisi ise gün geçtikçe, birçok insan tarafından artık gerçek gözüyle bakılıyor. Ve ORİON yeryüzündeki müttefiklerine negatif teknolojik desteğini sürdürdükçe bu böyle sürecek ve eğer toplumlar zamanında uyanamazsa sonucu ORİON'un istediği gibi kaos ve cehennem olacaktır.